İstanbul Boğazı’nın en büyüleyici noktalarından biri olan Beylerbeyi’nde, iki köprünün tam ortasında konumlanan Gül Sultan Yalısı; eşsiz manzarası, tarihi dokusu ve zarif atmosferiyle unutulmaz anlara ev sahipliği yapıyor.
Denize sıfır konumu, Boğaz’ın büyüleyici siluetine hakim geniş terası ve asırlık ağaçlarla çevrili bahçesiyle Gül Sultan Yalısı; düğün, nikah, nişan, kına gecesi, gala yemekleri, kurumsal davetler, toplantı ve özel organizasyonlar için benzersiz bir deneyim sunar.
Yüksek tavanlı, tarihi dokusunu koruyan salonu ise ihtişam ve samimiyeti bir arada hissettiren özel bir atmosfer yaratır.
250 kişilik bahçesi, 110 kişilik terası, 150 kişilik salonu ve özenle tasarlanmış 3 ayrı VIP odası ile farklı konseptlerde davetlere kusursuz şekilde ev sahipliği yapan Gül Sultan Yalısı, aynı zamanda Boğaz’a sıfır konumdaki 150 kişilik Doğa Balık Restaurant'ı ile misafirlerine seçkin lezzetler sunmaktadır.
Zengin menü seçenekleri ve şef dokunuşlarıyla hazırlanan sofralar, davetlerinizi unutulmaz bir gastronomi deneyimine dönüştürür.
TARİHÇE:
Gül Sultan Yalısı’nın kökleri 1904 yılına kadar uzanmaktadır. O dönemde, Trabzonlu bir saray faytoncusunun yeri olarak bilinen bu alanda yer alan küçük kulübeler, ahır olarak kullanılmaktaydı.
1920’li yıllarda ise yalı, dönemin önde gelen mimarlarından Mimar Kemaleddin Bey tarafından, devlet adamı ve yazar Hüseyin Kazım Kadri için inşa edilmiştir. Aslen Manisalı olan Hüseyin Kazım Kadri Bey, II. Meşrutiyet’in ilanının ardından Tevfik Fikret ve Hüseyin Cahit Yalçın ile birlikte Tanin gazetesini yayımlamış; dönemin önemli fikir ve siyaset insanları arasında yer almıştır.
1920 yılında Evkaf Nazırlığı ve Maliye Nazırlığı vekilliği görevlerini üstlenen Hüseyin Kazım Kadri Bey, bu dönemde inşası tamamlanan yalıya yerleşmek üzere görevinden ayrılmıştır. Hayatının son yıllarını ise daha çok yazı çalışmalarına ve eser üretimine ayırmıştır.
Kışı geçirmek ve dinlenmek amacıyla bulunduğu Tarsus’ta 17 Ocak 1934 tarihinde vefat eden Hüseyin Kazım Kadri Bey’in naaşı İstanbul’a getirilmiş ve 21 Ocak 1934 tarihinde Beylerbeyi Küplüce Camii Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Yalı, tarih boyunca farklı dönemlere tanıklık etmiş; bir süre Alman misafirhanesi olarak kullanılmıştır. Ardından “Gül Sultan Yalısı” adıyla anılmaya başlanmış ve günümüzde Ay Turizm bünyesinde, geçmişin zarafetini günümüzün konforu ile buluşturarak hizmet vermeye devam etmektedir.